×

Uyarı

JFolder: :files: Yol bir klasör değil. Yol: /home/emarceb/public_html/images/galeri/26-08-2019

×

Bilgilendirme

There was a problem rendering your image gallery. Please make sure that the folder you are using in the Simple Image Gallery Pro plugin tags exists and contains valid image files. The plugin could not locate the folder: images\galeri\/26-08-2019

Balya Orhanlar'da kurulması planlanan altın madeni için düzenlenen basın açıklaması

Doğa ve Yaşam Savunucuları ile birlikte Balya Orhanlar'da kurulması planlanan altın madeni için düzenlenen basın açıklamasına Ege ve Marmara Çevre Belediyeler Birliği Başkanlığı olarak katılım sağlanıp, destek verilmiştir.

 

# ORHANLAR’DA ALTIN MADENİ İSTEMİYORUZ

                Orhanlar’da doğup büyümüş herkes ve de şehirlerde büyümüş ikinci üçüncü kuşaklar köyüne tutkuyla bağlıdır. Gurbette yaşayanlar her fırsatta köylerine gelip huzur bulmaktadır. Köyümüzün içinden geçen KOCADERE boyunca bulunan devasa çınar ağaçları altında dinlenmek doyumsuzdur.

                Orhanlar’lılar bu güzelliğin herkese nasip olmayan bir güzellik olduğunun bilincindedir. Kıymetini bilir şehirlerde yer yurt edinmiş olanlar en azından emekli olduktan sonra köylerine dönüp huzur içinde yaşamayı iple çekerler.

                Çok eski bir tarihi olan güzel köyümüz Orhanlar, bu günlerde altın madeni problemiyle gündemdedir.

                Yabancı altın madeni arayıcısı şirketler, eski çağlarda işgalci Moğol atlılarının Anadolu’ya saldırdığı gibi, aynı gözü dönmüşlük ve hoyratlıkla ülkemizin en güzel yerlerine, ormanlarına, deresine saldırıya geçmiştir.

                Söz konusu olan doğduğun, büyüdüğün, koyun güttüğün topraklar olunca duygusal davranmamak  imkansız. Endişe, geleceğe ilişkin kaygı, köyde yaşayan, yaşamayan herkesin keyfinin kaçması hafif kalır…

                Bu haber yüreğimizi yakan bir  ateş topu,  saplanmış  kara bıçak olmuştur.

                Artık kimsenin inkar edemediği bir gerçek vardır ki altın madeni çalışması ile birlikte ortaya çıkan zehrin doğaya, suya, insana zarar vermemesinin hiçbir garantisi yoktur. Telafisi mümkün olmayan bir yıkımdır. Tüm dünya halklarının lanetli baş belası bu şirketler ve sinsi yerli ortaklarının doğa dostu, çevreci oldukları, ödül aldıkları yalandır. Paranın gücüyle yapılan reklamlardır. Kıbleleri altına dayalı zenginlik ve paradır. Girdikleri ülkede çok hızlı davranıp 5-10 sene içinde vurgunu yapıp kaçıp gitmektedirler. Elimizde kalan üçün biri bile değil yüzlerce yıl sürebilecek bir tehlikedir.

                Ülkemizin birçok bölgesinde yaşanan deneylerle görüldüğü gibi bu yağma ve talanı önlemek mümkündür. Karanlık hesaplar, suçluluk psikolojisi ile yapılan vur kaç oyunları halkın itirazı ve direnme hakkını kullanmasıyla bozulacaktır. Acı olan bizlerin toprağımızı, suyumuzu, ağacımızı, yaşam alanı olan köyümüzü savunmak zorunda kalışımızdır.

                Kazdağı eteklerinden çıkan KOCADERE Orhanlar köyünden geçerek AVRUPA KONSEYİ tarafından A SINIFI DİPLOMA’ya layık görülen MANYAS KUŞ CENNETİ’ne dökülmektedir. KOCADERE’nin zehir akması kabul edilemez. Bu yüzden yakın çevremizdeki tüm belediye başkanları başta olmak üzere ( BALYA, GÖNEN, MANYAS, BANDIRMA, EDREMİT v.s.) gelen tehlikeyi gören herkes siyanürlü altın madeni faaliyetine şiddetle karşıdır. Şu anda rezerv belirleme çalışmaları yapılmakta olup 135 adet sondaj kuyusunun henüz çoğu açılmamıştır. Şu anda ki durum gelecek hakkında yeterli fikir vermektedir.

                Evlerimizin yamacında olduğu altın madenine konu KARAŞÇALI dağının eteklerinde yaz aylarında suları asla kesilmeyen çeşmeler vardır. Tarihi ALAPINAR çeşmesi bunların başında gelir ve köyün yerleşim alanı olarak seçilmesine vesiledir. Su kalitesi ERİKLİ ile eşdeğer olduğu hıfzıssıhha raporuyla saptanmış HATİPOĞLU çeşmesinin 50-100 metre üstüne sondaj kuyuları vurulmuştur. Ana yol üzerindedir ve çevre köylerin de içme suyu olarak kullandığı, bildiği çeşmedir.

                Maden ruhsat alanı içinde yapılan baraj çalışmaları esnasında tamamen yok edilen GRANÇUKUR ve YAKUPAĞA çeşmelerini de burada anmak gerekiyor. Yetkililerin duyarsızlığına bir örnektir.

                Orhanlar köyünde bir tarih saklıdır. Balıkesir Üniversitesi’nce yapılan araştırmalarda Osmanlı Devleti’nin kurucularından olan ORHANGAZİ’nin Karesi beyliği’nin Osmanlı’ya ilhakının ardından görevlendirdiği ORHAN BEY tarafından atlı asker toplama merkezi olarak köyün kurulduğu saptanmıştır. ( bu araştırmalar ve sonuçları başka bir yazımızın konusu olacaktır.) Sadece şu  anekdotları belirtmekte fayda vardır.

  • Önceleri Mahalle Mektebi olarak var olan ve 7-15 yaş arasının eğitim gördüğü eğitim kurumu, 1910’da 3 devreli ve 6 sınıflı olarak MEKTEB-İ İBTİDA-İ olarak açılmıştır. Bu mektepten mezun olanların tamamı 1. Dünya Savaşı’na katılmış çoğu seferberlik sırasında şehit düşmüş, bazıları İngiliz ve Ruslara esir düşmüştür. Yine bazıları yaralı ve malül olarak köylerine dönmüşlerdir.
  • Diğer manav köylerinde olduğu gibi seferberlik sürecinde Orhanlar’da hiç genç erkek kalmamış, çok yaşlı ve kadınlar çift çubuk işlerinde yeterince başarılı olamadıklarından büyük bir açlıkla karşı karşıya kalınmıştır.
  • Asker kaçağı olayına hiç raslanmamıştır.
  • Biga’da başlayan meşhur ANZAVUR ayaklanması ile birlikte Orhanlar silahlı eşkıyaların en çok saldırıp yağmaladığı köy olmuştur. Savaştan bir şekilde dönenler eşkıyalara karşı silahlı nöbet tutmaya başlamışlar ve GÖNEN ve MANYAS bölgesinde Kuvay-i Milliyecilere katılmışlardır.
  • Orhanlar Köyü 30 Haziran 1919 – 6 Eylül 1922 arasında Yunan işgali altında kalmıştır. Bu arada okul binası karakol olarak kullanılmış ve öğretime ara vermiştir.
  • Gönen’in Yunan işgalinden bir gece baskını ile kurtaran silahlı milisin başı Manyas’lı Altıparmak Nuri Efe çatışmada yaralanmış, yaralı vaziyette Orhanlar’a sığınmıştır. Bu kahramanı Orhanlılar saklamış ve tedavi etmişlerdir. Her zaman sevgi ve saygı ile anılan efenin kanlı yorganı ise yakın arkadaşı Ömer Ağa’nın evinde özenle korunmuştur.

Amacımız bir tarih dersi vermek değil. Genç kuşaklar geçmişlerini bilmeli ve atalarıyla onur duymalıdırlar. Çünkü geçmişi olmayanın geleceği de olmaz…

  • Daha önemlisi Kurtuluş Savaşı’nın il kıvılcımı ve adımı olarak tarihe geçen Balıkesir ALACA MESCİT’te yapılan gizli kongrede Orhanlar Köyünü ve bölgeyi temsilen delege EYÜP EFENDİ katılmıştır. Alınan kararlar Atatürk’ün Nutuk’ta belirttiği gibi Kurtuluş Savaşı’nın rotasına temel teşkil etmiştir.

Ama üzülerek görüyoruz ki ne tarihimize, ne doğamıza saygı gösteriliyor. Eğer ki Orhanlar ve çevre köyler olarak sesimizi yükseltmez isek; bize kendinize başka köy bulun demeleri yakındır. ^^Kazdağları nda ki tahribatı Kirazlı’ya giderek gözlerimle gördüm. Yapılanı düşman yapmaz. On binlerce insan dağlara akın etmiş, zavallı ülkemin ormanını, suyunu, doğasını adeta sömürge valisine karşı korumaya çalışıyor.^^

                Siyanürlü yöntemle yapılan madencilik BALYA’da 100 yıllık tecrübe ile bilinmektedir. 100 yıldır ot bitmeyen maden atık sahası ve hala devam eden hayvan ve balık zehirlenmeleri gözler önündedir. Balya madeni geçmişin acı bir tecrübesidir. Başlangıçta aldatıcı şatafatı ile hareketli maden kasabası , sonrasında ülkenin en fakir, göç veren ilçesi. Elin emperyalisti Balya’dan Akça’ya döşediği dekovil hattı ile zengin cevheri gemilere yükleyip götürmüş. Balya halkına kalan zehirli atıklar ölüm ve yoksulluk olmuştur. Öyle ki Balya’da madenden kimse zengin olmamış, mezarlıkları ise “Maden Hastalığı”ndan ölen insanlarımızla doludur. Balya maden alanı çevresindeki köylerde artan hayvan ve insan ölümlerine tepkileri yatıştırmak için Fransız şirketin “Duman Parası” adı altında para dağıttığı biliniyor.

                Bugün de durum farklı değildir. Maden ocağında çalışanların kan değer ölçümleri düzenli olarak yapılmakta, kanında kurşun  oranı yüksek çıkan işçiler sessiz sedasız tazminatları verilerek kapı önüne konmaktadır. Çünkü kanser riski yükselmektedir.

                Köyümüz Kaz Dağları eko sistemine bağlı bir köydür. Dolayısıyla toprağımızın üstü altından çok daha değerlidir. Bölgemiz hayvancılık ve tarımsal gıda üretim açısından ülkemizin en verimli yerlerinden biridir. Gerçek zenginlik kaynağımız eşi bulunmaz doğamızdır. Gençlerimizin vereceğiniz rüşvet gibi iş imkanına ihtiyacı yoktur.

                Biz azıcık aşımız ağrımayan başımız deriz,

                Bir lokma bir hırka deriz,

                Ama ORHANLAR’ımızı size kurban vermeyiz…

 

# ORHANLAR’DA ALTIN MADENİ İSTEMİYORUZ

SİYANÜRCÜ KANADALI ŞİRKET (TECK), FETÖ ARTIĞI YERLİ İŞBİRLİKÇİLERİNİ DE AL VE ORHANLAR’I TERKET

 

 

                                                                                                                                              FİKRET ÇIRAKOĞLU

 
{gallery}26-08-2019{/gallery}

Benzer Haberler

Dil Seçimi

Turkish Bulgarian Dutch English French German Portuguese Romanian Russian Serbian Slovak Spanish Swedish

Başkanın Mesajı

  • 1
  • 2

İletişim

  Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
  266 384 40 50
 266 384 40 50
 Soğanyemez Mh No:11/22 Edremit/Balıkesir

Sosyal Medya